Tanistirayim efendim sizleri bizim Ibrahim Bey ile, nam-i diger "yeni bebek"; artik 6 bucuk yasinda yeni'ligi falan pek kalmadi ama yeni bebek etiketi ile pek birseyler yazmamisim, Ibrahim'i pek yazmamisim bu nedenle tekrar tanistirayim istedim sizleri.
Ibrahim evimizin en kucugu, ogluslarin da en kucugu, e haliyle de en simarigi. Bakmayin simarik dedigime, hani kucukler simarik olur ya ondan, yoksa simardigini farkeder farketmez duzeltir kendini. Empatisi coktur ve bana da tatliya oldugu kadar olmasa da cok duskundur.
Dun Corona gunlerinde hem hareket olsun hem oyalama olsun hem dogada neler oluyor diyerekten yuruyuse ciktik Ibrahim, Kerem, ve ben. Yaklasik 3 km kadar yurumusuz, donerken biraz mizildandilarsa da bekledigim kadar bir tislama olmadi. Hem muhabbet hem kesif biraz yuruyus biraz kosus derken baktik yuruyup gelmisiz bile. Iyi geldi bu yuruyus onlara da bana da... Bu sirada bir gozlem etrafta ailelerin Corona gunlerinden dolayi hep birlikte kendilerini bizim gibi disariya e gidecek yer kalmayinca da yuruyuslere vurmasiydi. Etrafta aileler grup halinde yuruyorlar.Genelde insanlari tek tek yuruyup kosar gordugumuz icin bu pek ilginc bir resimdi dogrusu.
Corona gunlerinde cocuklarla ilgilenmek ayri bir mesele zira internetten uzak tutma cabasi ve ayni zamanda okullarindan geri kalmasinlar diye ders calistirma cabasi hepsi bir arada. Malesef okullarimizin verdigi kaynaklar hep internet ustunde kaynaklar oldugu icin ben de ayrica basili kaynaklar arastirma, ya da internet ustundekileri basarak cocuklari kalem ve kagida yonlendirme cabasina girdim ki bu onlari internette oyalayip gecmek kadar kolay degil.
Doga yuruyusleri ozellikle ah o cicek de ne bu bocek de ne ilginc vs. seklinde renlendirilebilir ki cocuklar bu sekilde iletisime cok aciklar zaten. Birlikte kitap okuma seanslari, hava da guzelse bahcede, balkonda ya da baska bir acik havada da guzel oluyor. Yine birlikte -ya da kardesler kendi aralarinda- spor, top oynama gibi aktiviteler yapabilirsiniz; acik hava hem size cocuklariniza iyi gelecektir.
Ev icinde birlikte kek borek yapabilir - bu tarz aktiviteler cocuklarin (kiz-erkek ayrimi olmaksizin) her daim hosuna giden aktiviteler oluyor hem de birseyler ogreniyorlar. Ornegin bizim evde artik pankekleri Kerem yapiyor denebilir. Ya da sanatsal aktiviteler ip baskisi, patates baskisi, origami gibi de hem sizin hoslanabileceginiz hem de cocuklarin hoslanabulecegi aktiviteler olabilir. Internet disinda ne yapabilirim diyenlere gozlerinizi kapatip cocuklugunuza donmenizi ve sizler vaktinizi nasil geciriyordunuz bir hatirlamanizi rica edecegim. Kendi cocuklugunuz size en guzel fikirleri verebilir bence. Ben tek cocuk oldugum icin kardesli aktiviteler konusunda pek anilarim yoktu ama evde kendi kendime pekcok sanatsal ve yazinsal etkinlik yapardim, bunlar hala ornek oluyor anneligimde de.
Simdilik benden fikirler bu kadar; onerileriniz varsa beklerim!
Ibrahim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ibrahim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mart 2020 Salı
10 Ağustos 2017 Perşembe
Annesinin guzeli...
Annesinin guzeli Ibrahim...
Bugun Ibrahim'den bahsetmek lazim. Yok, oyle ozel bir gun oldugundan degil... Ani olsun diye... Abilerinin kucukluklerinden az cok bahsettim, Ibrahim eksik kalmasin diye... Hos, uc gun once dogumdunu vardi, 4 yasinda oldu ya, hala ozel bir gun klasmaninda olabilir.
Annesinin nesi diye sordugumda ilk once guzeli, sonra tatlisi diye cevaplari arda arda siralar Ibrahim. Evin en minigi oldugu icin minikligini bilir, tatlidir, ama yaramazdir da ayni zamanda. Abilerine kok sokturur, hos kok sokecek goz yoktur abilerinde ama Ibrahim'in israri ve yeri geldiginde yaygarasi dayanilmaz oldugundan kok sokmek zorunda kalirlar. Mecburiyetten yani...
En kucukler boyle midir hep ama cok dikkatlidir Ibrahim, herseyi cok detayli gozlemler. Onunde ornek de cok oldugu icin bilgicdir de. Gozlemlemesini ilk defa Ibrahim cok kucukken ben konusurken hep agzima bakmasindan farketmistim. Meger cocuklar konusmayi ozellikle konusanin agzina bakarak (sesleri nasil cikardigi konusunda vs) ogrenirlermis, ben bunu ilk defa ucuncu cocugumda bu kadar bariz sekilde kesfettim. Ibrahim kucuk aylardan agzima bakiyor ve ben konusurken kendi agzini kipirdatiyordu ayni sesleri cikartircasina.
Israrci ve inatcidir ayni zamanda, yasin getirdigi bir durum olmasinin yanisira abisi Kerem gibi az biraz takintilidir da. Bunu biraz da Kerem gibi aslan burcu olmasina bagliyoruz. Takintilar, ketchup belli yere konacak, yemekler karistirilmayacak, bol kiyafet giyilmeyecek corap pantalondan sonra giyilecek ve duzgun olacak vs bir dolu kucuk detay.
Cok yardimcidir. Bu "yardimci"lik olayi destek olmaktan cok kostek olmaya donusse de zaman zaman, ne yapsam hemen biter yanimda "yardim edebilir miyim?" diye sorup, eh bazen de sormadan girisir ise benimle. Bugun mesela, balkon yikadik onunla birlikte, iyi de becerdi sulari supurmeyi.
Cok sevecendir, guleryuzludur, insancildir, annesinin kuyrugudur... Olduk, olmadik vakitte gelir beni oper, "sen benim guzel annemsin, ben sensiz ne yaparim ki?" diye sorar. Ben sensiz ne yaparim ki sorusu kucuk bir an "olum"den bahsetmistik, o taptaze yureginde olumu nereye koyduysa ondan beridir boyle soyluyor "ben sensiz ne yaparim ki?"
Bir de hosuma giden birsey, bana birsey soyliyecegi zaman "annem...." diye baslar cumlelere. "annem, ruya gordum ben bugun" gibi. Bir de ille de benimle oynamak ister, benimle kitap okumak, benimle oyun kurmak. Zannediyorum abileri kendi aralarinda oynarken "kucuk" kaliyor Ibrahim kimi zaman, beni arkadas belliyor ille de. Ha bir de istedigini yaptigimiz zaman kim yaparsa "sen benim guzel annemsin" sen benim guzel abimsin" diye yaglamayi da unutmuyor :)
En sevdigi hikaye "uc kucuk domuzcuk" hikayesi, hani su bir sazdan, biri agactan, biri tastan ev yapan domuzcuklar hikayesi. Hatta kitap okurken sesimi kaydettim ben yokken kitapla birlikte onu takip ediyor zaman zaman.
Gozumuzun onunde abileri gibi buyuyor, hic buyumez zannedilen evin en kucugu de buyuyor. Bu sene ilkokulun Pre-K denilen , anasinifi oncesi sinifina baslayacak, bakalim nasil yapacak... Kres deneyimi oldu ama evin rahatligina da cok alistigi icin cekiniyorum biraz, bakalim Eylul'de gorecegiz...
2 Ocak 2017 Pazartesi
Oradan, buradan, hayattan...
I- Ille de yeni yil yazisi yazmak gerekir mi bilmem...
Yeni umutlar, yeni bir baslangic vs diye bir yazi yazabilirim elbet ama icten olmaz. Dogrusu Istanbul'da yasananalarla birlikte pek de boyle bir yazi yazmak icimden gelmedi, inanmiyorum cunku. Bizler birey olarak birseyleri baslatmazsak, degistirmezsek yeni yil bir sihirli degnek degil ki gelsin degistirsin. Belki yeni yil sadece bizi "durtmek" icin bir sebep ama siz, biz, kim olursa olsun istemedigimiz ve bu yonde caba harcamadigimiz surece hayatimizda hicbirsey degismeyecek.
Dilerim yeni bir yil hayatinizda yapmak istediginiz degisimler icin bir vesile olur... Benim de yeni yil dilegim bu olsun...
*** *** ***
II- Bloga surekli yazmak istiyorum, yani tekrar eskisi gibi surekli olsun istiyorum yazilarim. Her donem yogunluk oluyor ancak bu donem uc farkli ders verecegim icin bu dersleri hazirlamak vs., daha fazla zaman alacak. Verdigim derslerden birinde hem sinifta ogrenciler olacak, hem de diger ulkelerden dersimize katilan ogrenciler olacak yani teknoloji de isin icine girince hazirlik biraz daha artacak. Verdigim derslerin bir tanesi de master seviyesinde olunca o da ayri bir hazirlik gerektiriyor. Ozellikle bizim alanda dersin icerigiyle ilgili guncel olaylari da ekstra takip etme durumumuz da olunca is, aile disinda blog, hobi, ve kitaplarima ne kadar vakit ayirabilirim bilemiyorum.
Yogunluklar, yorgunluklar, kosusturmalar...
Ne icin, niye diye de durup dusunme imkani bile vermiyor insana cogu zaman. (Tam da bu cumleleri yazarken onceden okudugum "Dur, bir mola ver" isimli kitap geldi aklima. Okumayi mutemmim cuz edinenlere tavsiye olunur.)
*** *** ***
Burada cocuklarin okullarinin en begendigim yonu kendilerine ait, cogu zaman buyukce denilebilecek, kutuphaneleri olmasi ve haftanin belirli gunlerinde sinifca kutuphaneyi kullanip, cocuklarin her hafta -ya da cocugun okuma hizina gore iki haftada bir, kitap okumalari okul kutuphanesinden. Hatta bazi okullarda okul kitaplarina ait puan sistemi var, kitabi aliyorsunuz, okuyorsunuz, internetten kitaba iliskin birkac soru cevaplayinca o puan sizin hesabiniza yaziliyor ve sonucta belli puan birikenler okuldan hediye kazaniyorlar.
Okul disindaki kutuphaneler ayri bir guzel, o da ayri bir yazi konusu olsun.
Herneyse, kitap okuma ciddi bir sekilde tesvik ediliyor. Evde de okununca cocuklarda belli bir okuma aliskanligi olusuyor. Selim'de bu konuda hic zorlanmadik, Kerem'de farkli yaklasmak zorunda kaldik. Kerem le Selim gercekten farkli kisiliklere sahip, basitce suradaki tanimlamalardan Kerem (ve gorunuse gore Ibrahim de) Kirmizi (Red), Selim is daha cok mavi (Blue). Bu nedenlerle ayni takdikler calismiyor ikisine :). Ornegin Kerem'in okumasini hem biz hem de ogretmenleri takip ediyor, Kerem'e Selim'e hic okutmadigim cizgi roman tarzi kitaplar dahi aldim sirf okusun diye, simdilerde Kerem de daha iyi. Abilerini okurken gorunce Ibrahim de mutlaka bir iki kitap getirip okutturuyor bana.
Konunun ozune gelecegim, olay su ki cocuklarla okuma konusunda , simdilik , pek de buyuk zorlukler cekmiyoruz.
Ancak isin rengi yazmaya gelince degisiyor. (Hos yazma konusunda da Kerem yazmayi Selim'den daha cok seviyor gibi). Genel olarak, bilmem cinsiyet konusu da mi isin icine giriyor ancak Selim'e ve Kerem'e birseyler yazdirmak konusunda zorluk cekiyorum.
Bu nedenle Pinterest'de (ah Pinterest iyisin, guzelsin de ne kadar buyuk bir zaman kaybetme aracisin sen) gordugum bu "gunluk"leri cok begendim. Cocuga git gunluk yaz demek yerine ona daha somut hedef gosteren bir yazma yonlendirmesi. Haftada bir ya da iki kez Selim'e ve Kerem'e bu gunluklere yazmalarini, hatta isterlerse bilgisayarda blog seklinde yazmalarini, isteyerek onlari daha cok yazmaya tesvik edebilirim diye dusundum. Ya da her yasgunlerinde detayli soyle birsey yazabilirler. Sonraya da guzel birer ani olur. Bugun dogumgunun de yaklasmasi sebebiyle Selim'e bu ikincisini verdim. Bakalim ne cikacak?
*** *** ***
Oradan, buradan, hayattan bu kadar bu gunluk...
Yeni umutlar, yeni bir baslangic vs diye bir yazi yazabilirim elbet ama icten olmaz. Dogrusu Istanbul'da yasananalarla birlikte pek de boyle bir yazi yazmak icimden gelmedi, inanmiyorum cunku. Bizler birey olarak birseyleri baslatmazsak, degistirmezsek yeni yil bir sihirli degnek degil ki gelsin degistirsin. Belki yeni yil sadece bizi "durtmek" icin bir sebep ama siz, biz, kim olursa olsun istemedigimiz ve bu yonde caba harcamadigimiz surece hayatimizda hicbirsey degismeyecek.
Dilerim yeni bir yil hayatinizda yapmak istediginiz degisimler icin bir vesile olur... Benim de yeni yil dilegim bu olsun...
*** *** ***
II- Bloga surekli yazmak istiyorum, yani tekrar eskisi gibi surekli olsun istiyorum yazilarim. Her donem yogunluk oluyor ancak bu donem uc farkli ders verecegim icin bu dersleri hazirlamak vs., daha fazla zaman alacak. Verdigim derslerden birinde hem sinifta ogrenciler olacak, hem de diger ulkelerden dersimize katilan ogrenciler olacak yani teknoloji de isin icine girince hazirlik biraz daha artacak. Verdigim derslerin bir tanesi de master seviyesinde olunca o da ayri bir hazirlik gerektiriyor. Ozellikle bizim alanda dersin icerigiyle ilgili guncel olaylari da ekstra takip etme durumumuz da olunca is, aile disinda blog, hobi, ve kitaplarima ne kadar vakit ayirabilirim bilemiyorum.
Yogunluklar, yorgunluklar, kosusturmalar...
Ne icin, niye diye de durup dusunme imkani bile vermiyor insana cogu zaman. (Tam da bu cumleleri yazarken onceden okudugum "Dur, bir mola ver" isimli kitap geldi aklima. Okumayi mutemmim cuz edinenlere tavsiye olunur.)
*** *** ***
Burada cocuklarin okullarinin en begendigim yonu kendilerine ait, cogu zaman buyukce denilebilecek, kutuphaneleri olmasi ve haftanin belirli gunlerinde sinifca kutuphaneyi kullanip, cocuklarin her hafta -ya da cocugun okuma hizina gore iki haftada bir, kitap okumalari okul kutuphanesinden. Hatta bazi okullarda okul kitaplarina ait puan sistemi var, kitabi aliyorsunuz, okuyorsunuz, internetten kitaba iliskin birkac soru cevaplayinca o puan sizin hesabiniza yaziliyor ve sonucta belli puan birikenler okuldan hediye kazaniyorlar.
Okul disindaki kutuphaneler ayri bir guzel, o da ayri bir yazi konusu olsun.
Herneyse, kitap okuma ciddi bir sekilde tesvik ediliyor. Evde de okununca cocuklarda belli bir okuma aliskanligi olusuyor. Selim'de bu konuda hic zorlanmadik, Kerem'de farkli yaklasmak zorunda kaldik. Kerem le Selim gercekten farkli kisiliklere sahip, basitce suradaki tanimlamalardan Kerem (ve gorunuse gore Ibrahim de) Kirmizi (Red), Selim is daha cok mavi (Blue). Bu nedenlerle ayni takdikler calismiyor ikisine :). Ornegin Kerem'in okumasini hem biz hem de ogretmenleri takip ediyor, Kerem'e Selim'e hic okutmadigim cizgi roman tarzi kitaplar dahi aldim sirf okusun diye, simdilerde Kerem de daha iyi. Abilerini okurken gorunce Ibrahim de mutlaka bir iki kitap getirip okutturuyor bana.
Konunun ozune gelecegim, olay su ki cocuklarla okuma konusunda , simdilik , pek de buyuk zorlukler cekmiyoruz.
Ancak isin rengi yazmaya gelince degisiyor. (Hos yazma konusunda da Kerem yazmayi Selim'den daha cok seviyor gibi). Genel olarak, bilmem cinsiyet konusu da mi isin icine giriyor ancak Selim'e ve Kerem'e birseyler yazdirmak konusunda zorluk cekiyorum.
Bu nedenle Pinterest'de (ah Pinterest iyisin, guzelsin de ne kadar buyuk bir zaman kaybetme aracisin sen) gordugum bu "gunluk"leri cok begendim. Cocuga git gunluk yaz demek yerine ona daha somut hedef gosteren bir yazma yonlendirmesi. Haftada bir ya da iki kez Selim'e ve Kerem'e bu gunluklere yazmalarini, hatta isterlerse bilgisayarda blog seklinde yazmalarini, isteyerek onlari daha cok yazmaya tesvik edebilirim diye dusundum. Ya da her yasgunlerinde detayli soyle birsey yazabilirler. Sonraya da guzel birer ani olur. Bugun dogumgunun de yaklasmasi sebebiyle Selim'e bu ikincisini verdim. Bakalim ne cikacak?
*** *** ***
Oradan, buradan, hayattan bu kadar bu gunluk...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

