Pages

29 Nisan 2009 Çarşamba

Rhode Island'da nisan

Iki hafta once bir kacamak yapmistik Rhode Island'a... Suyun kenarinda olmak insana iyi gelse de, havanin serin olusu malesef TR'deki Ege ve Akdeniz havasini vermiyor.
Hos yaz da olsa kuzeyin sulari soguk oluyor ve buradaki "okyanus", bizim "deniz" ozlemimizi gidermiyor malesef.

 


 


 


 





Posted by Picasa
28 Nisan 2009 Salı

bilgisayar cocugu...




Bir de unutmadan Selim'in son zamanlardaki takintisini yazayim: bilgisayar.
Anliyorum elbette anne ve baba bu kadar cok vaktini bilgisayar basinda geciren mesleklere sahip olunca o da ister istemez merak sardi. Bir de ben ona hem oynayip, hem ogrenebilecegi su siteyi gosterince "annecigim bilgisayarda boya yapabilir miyim?" cumlesi siklikla tekrarlanir oldu.
Amma velakin emin degilim bilgisayarda biraz vakit gecirmesine izin verip vermemeye. Yani bir yandan elbette yasadklari caga gore deneyimleri ve ogrendikleri de farkli olacak simdiden bilgisayar kullanmayi ogrenmesi iyi diye dusunuyorum, diger yandan da hergun cikan bu istedigin bir bagimlilik olmasindan korkuyorum. Ya da simdiden ogrenmesinin geregi var mi diye dusunuyorum.
Fikriniz?
Posted by Picasa

Bahar!

 


Iste boylesine bahar geldi bizim buralara... Hos, cok cabuk rehavetine kapilmak istemiyoruz sonradan uzulmeyelim diye -ki uzulmemiz ve derecelerin tekrar 6-10 C'ye dusmesi olasi- ama elinde degil insanin aklini basindan aliyor bu havalar.

Bu hafta sonu neredeyse 30 dereceyi goren bizler bayram ettik! Kapilar pencereler acildi, mumkun oldugunca cok disarilarda vakit gecirildi. Hos, calismam gerektigi icin ben istedigim kadar yararlanamadim bu havalardan ama Selim ve Sebo cumartesi ve pazar gununu disarilarda gecirdiler. Bu da onlarin baba-ogul vaktine yaradi tabii ki.

Bol bol cocuk parkina gidildi:

 


Ve bol bol bisiklete binildi:

 


 


Ve hatta anneden habersiz agaclara bile cikildi(!)

 




Posted by Picasa
14 Nisan 2009 Salı

Sumuklu'nun uydurma havuclu keki

Ilk defa yaptigim bir keki begendim.
Genelde bir hevesle kek yaparim bir, bilemediniz iki dilim yariz o kekten... gerisi malumunuz kalir gider surunur evde gunlerce.
Bu sefer oyle olmadi.
Tarife falan bakmadan bir havuclu kek cirptim pazar gunu. Elde ne malzeme varsa iste:
3 yumurta ile, 2 su bardagi sekeri cirptim once.
Eski keklerimin bir yenmeme sebebi bence "kuru" olmalariydi. Bu kurulugu asil gideririm diye dusununce sivi malzemeleri cogaltmak geldi aklima, elimdeki cay bardagini geri koyup su bardagina oydum sivi malzemeleri. Boylece 1 su bardagi sut ille 1/2 su bardagi sivi yag girdiler karisimin icine.
Bol havuclu olsun dedim, 1+1/2 adet buyuk boy havuc da incecik rendelendi ve cumburlop karisima eklendi. Tarcinsiz havuclu kek olmaaaaz(!) -tarcinsiz olmazsa olmazlarin arasinda dutlac ve sahlep de vardir ;)- diyerekten 1 dolu tatli kasigi tarcin konuldu. Sonra 2 su bardagi un, 1 paket sekerli vanilin ve 1 paket kabartma tozun eklenerek oldukca civik bir hamur elde edildi.
Ne olacagi beklentisiz bir sekilde 350F (yaklasik 175C) deki firina konuldu. Civik bir hamur oldugu icin pismesi biraz uzun zaman alsa da, sonucta cikan hafif islak ve mis havuc kokulu kek beni ve aile fertlerini oldukca mutlu etti.
Paylasmasi benden ;)
10 Nisan 2009 Cuma
Nisan gelmis, biz cok farkinda olmasak da hosgelmis...
Memleketimin her kiyisinda bahar ciceklerinin actigini dusunmek, goremesek bile guzel.
Oysa ki burada Chicago tarafindan gelen yeni bir soguk hava dalgasindan bahsediyordu hava durumunda dun. Duyar duymaz kanali degistirdim, detaylari duymazsam soguk hava dalgasi gelmez belki diye dusunerek :)

*** *** *** ***


Nisan gelmis ve ben bir yazi bile yazmamisim henuz :( Kendimi tahlil ettim gecen gun. Bloga yazi yazmadigim zamanlar ya cok yogun oldugum icin, ya da yazamayacak kadar depresif oldugum icin yazamiyorum. Su aralar ki halimi varin siz tahmin edin ;)

*** *** *** ***


Nartanemizin artik bir adi var. Selim'deki gibi bir son an degisikligi olmazsa, Selim kardesi adiyla aniyoruz evimizde. Bir isim ustunde karar kilmak iyi birsey, baya rahatlatiyor insani :) Bu isim isi cocuk yapma kararindan bile zor, benden soylemesi ;)
Bugun doktor kontrolum var, bakalim nartanemiz nasilmis?

*** *** *** ***


Malumunuz, bir Egeliler otcul insanlarizdir... Her cesit otu ya kavurur, ha haslar, ya zeytinyagi limonla ya da ustunde yogurtla afiyetle yeriz.
ABD'de yasamaya basladigim zamanlarda zorlandigim seylerden birisi keldirgen, arapsaci, sarmasik, sevketibostan gibi sevdigim otlari bulamamak olmustu. Kebap, iskender vs gibi tadlari buradaki Turk lokantalarinda bulsak da otlara olan ozlemimi giderecek pek yonten bulamiyoruz genelde.
Dun burada bolca bulabildigimiz kuskonmazlari aldim, keldirgen niyetine -hos ziraat muhendisi olan annem (yuksek muhendis oldugunu da belirtmeliyim sonra alinir kendisi :P) keldirgen -ya da kedirgen- otunun kuskonmaz -ya da asparagus- bitkisinin yabanisi oldugunu soylemisti bir ara- kucuk kucuk dograyarak bir bas soganla birlikte elbette zeytinyaginda kavurdum. Yabanisinin -yani kedirgenin- yerini tam tutmasa da Oyle guzel oldu ki anlatamam, tadi damagimda kaldi. Ben yumurta kirmadim ama yumurtayla da guzel olur. Cabuk, lezzetli ve saglikli bir aksam yemegi icin onerilir. Kuskonmazin haslanmasindan ya da grillinden cok daha guzel oldugu kesin ;)

*** *** *** ***


Yazmaya baslamadan once birkac sey vardi aklimda yazmak istedigim ama gitti hepsi simdi, ne yapmali, en iyisi sonra devam etmeli...