Pages

22 Mart 2008 Cumartesi
Bir ilk yapip neredeyse bir ayi hic yazi yazmadan gecirecegim saniyordum. Blog yazma zamanimin geldigini, daha dogrusu yazma ihtiyacimin beni cagirdigini etrafimdaki olaylara yaziyormus gibi baktigimda anliyorum. Bu daha cok herhangi bir dusunceyi, gozlemi icimden gecirirken cumleye nasil baslasam, arkasini nasil getirsem diye dusundugumde oluyor. Garip birsey bu, hani anlatilmaz yasanir dedirten cinsten.
***
Bu ay yine bizim acimizdan dusuncelerle dolu, dopdolu gecti. Yine bir Turkiye'ye donme firsati gecti elimize, bu sefer ciddi, cok ciddi dusunduk. Sonucta isin zorlu (belki de daha kolay) kismini secip burada kalmaya karar verdik. Bu arada yasadigimiz gel-gitlere hic girmiyorum elbette ama zorunluluk disinda bilgisayara el surmedigim gunler oldu bunlar.
***
Metroyla gidip gelmek cok yormaya basladi beni. Okul cebresindeki evlere bakmaya basladik.
***
Selim'le gunlerimiz renksiz gecmiyor hic. Bu aralar hergun bir vukuati oluyor. Ozellikle de o kafasinin hergun baska bir tarafini biryerlere carpiyor. Hos genelde hafif bir sekilde atlatiyor ancak dun dansederken kendi kendine gitti sandalyeye kotu bir sekilde carpti, bizi de cok korkuttu.
Yasinin getirdigi tantrumlari bir yada ikiser yasiyoruz mutlaka hergun.
***
Sebo askere gidiyor gelecek cumartesi. Uc haftalik sudan askerliklerden onunkisi -aman sudan dedigimi duymasin, cok ciddiye aliyor cunku bu askerlik isini :)))-.
Sonrasinda ben ve Selim tatil amacli gidiyoruz Turkiye'ye, anne simartilmasina cok ihtiyacim var dogrusu, simdilik bu gezimizi dort gozle bekliyorum.
***
Burada bahar yuzunu hala gosteremedi, nazli kizlari oynuyor hava. Hele o ruzgarlar hala nefesimizi kesmeye devam ediyor, gecen hafta yine kar yagisi bile vardi. Bahar ne zaman gelecek diye dusunmekten bikarak haftaya Florida'daki bir seminere katilmaya ve iliklerimi isitmaya karar verdim, bana cok iyi gelecek diye dusunuyorum.
***
Gecen gun otururken evimizin "kisisellesme"den mahrum oldugunu kesfettim. Evin hicbir kosesinde bana ait bir iz yok. Icimdeki kedi ruhu (bilmeyenler icin, kediler farkli bir yere tasindiklarinda, ya da yeni bir mekanda, kenara koseye kucuk kucuk iseyerek iz birakirlar) iz birakmaliyim diye beni durtukleyince ben de kucukken cok severek yaptigim hafe islerinden yapmaya karar verdim. Aslinda nakis yapmak istiyorum ama elimin pasini ancak etamin bezi ustune desenleri ve renkleri belirlenmis motifleri olan ve bu motifin ustunun nakislandigi kazir bez parcalarindan baslamak giderebilirdi ancak. Bu amacla Selim'in odasi icin suradaki kopek, balina, yildiz, ayicik gibi desenlerden, mutfak icin soyle bir desenden, ve neresi icin oldugunu bilmedigim ama severek isleyecegimi dusundugum su desenden siparis ettim. Akademik calismalarimdan, Selim'den ve diger kimliklerimden arta kalan zamanimi bu projeye ayirmak istiyorum. Gelecek projem ise oturma odamiz icin simdilik su tarz olabilecegini dusundugum yastiklardan islemek olacak. Bunlari secip siparis etmek bile beni mutlu etti.
***
Iste boyle sevgili gunluk, cok yakinda yine gorusmek uzere ;)

2 yorum:

Anne ve Bebisi dedi ki...

Hosgeldiniz:) Kendinizi cok ozlettiniz:)

sumuklu dedi ki...

istemeden oldu ama ben de sizleri coook ozledim ;)