Pages

24 Eylül 2011 Cumartesi

Okumak istiyorum: Oneriler???


Bugunlerde zaman zaman depresif takiliyorum ya... ister, istemez...
Nedenlerinden biri de yaklasik bir aydir belki elime bir kitap alip okumuyor olmam diye dusundum kendimce. Oysa ki kitaplar iyilestirir beni, ozellikle de bir solukta okunasi kitaplar!
Elimdeki kitaplar bitti; TR'den gelirken aldigim birkac kitap da bitti.
Ingilizce kitap okuyabilirim, ama istemiyorum; ayni tadi vermiyor cunku.
Cunku Ingilizce benim icin benim calisma dilim... Ne kadar guzel bir kitap okusam da (en son bu kitabi okumustum, bir solukta), Ingilizce okurken kendimi hep calisiyor  gibi hissediyorum.
Turkce ise, baska... duygu dilim, dusunce dilim... O yuzden Turkce okumanin tadi da cok baska benim icin.
Buradan Turkce kitap alma olanagi var, ustune her ne kadar baya bir fiyat farki ekleseler de, ama su siralar ne okuyacagimi bilemez bir haldeyim.
O yuzden onerilerinizi bekliyorum, var mi beni benden alikoyacak bir kitap?

****
Kitaplar konusunda eski bir yazim icin burayi tiklayabilirsiniz.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Selim icin bir milat

Selim icin bir milat (aklima ilk gelen ne aci ki treshhold kelimesi, milat tam karsilar mi acaba?) ...
Burada cocuklar ozellikle okula basladiklarinda oyun parklarinda monkey bars dedikleri hani asilarak gecilen demir cubuklari yapabilenler ve yapamayanlar diye ikiye ayriliyor(mus). Bunu da yeni ogrendik Selim sayesinde. Bizim Selim daha bir hafta oncesine kadar bu aletin yanindan bile gecerken ofleyip puflerken ne olduysa bir-iki gun once parkta birden bunlari yapabildigine tanik oldum! Cok sevindik ikimiz de, ve aksam babasina gosterdik o da cok sevindi, derken tekrar yapmasini istedim.
Kendisi bizimleyken bahsettigim gibi bunlari denemek bile istemezken okula baslayinca deneyip yapmaya calismasi birkez daha arkadas baskisinin ne kadar guclu olabilecegini hatirlatti bana, bu da ayri bir konu olsun bakalim...

Benim bet sesime kulaklarinizi tikarsaniz, sizlerle paylasmak istiyorum bu donum noktasini :)))


Organik yasam

Gecen haftasonu(ydu galiba, zira bu aralar hafizam beni siklikla yaniltir oldu) havanin da guzel olusunu bahane ederek arkadaslarimizla birlikte etraftaki ciftliklerden birine gittik. Gittigimiz ciftlik cok duzenli ve bakimliydi, bunda aldiklari pek de ucuz olmayan giris parasinin rolunun buyuk oludugunu dusunmeden edemedik elbette.

Cocuklar icin hazirladiklari etkinliklerle cocuklar cok eglendi, biz de dalindan meyve toplamanin keyfini yasadik. Dalindan topladigimiz seftaliler, erikler, armutlar, ve elmalar gercekten cok lezzetliydi. Elma toplarken bir ara eskilere gittim kendi kendime, anneannemlerin bahcesinde erik agacindan topladigim ve karnim agriyana kadar yedigim eriklerin lezzetini hatirladim... Sonra limon agacina cikisimi, ki o zamanlar gozume kocaman gorunen agacin en son gordugumde aslinda ne kadar da kucuk oldugunu farketmek hayalkirikligina ugratmisti beni, hatirlatti bana.


GEDC0713


Bu tarz elma, meyva, ve sebze toplayabileceginiz ve sonra da tartarak alabileceginiz ciftlikler cok yaygin yasadigimiz bolgede. Hatta dun bir sebze ciftliginin onunden gectik ve ayni sekilde su anda misir, domates, patlican gibi sebzeleri dalindan koparip alabilecegimizi gorduk. Aslinda gercekten cok keyifli, hem de cocuklara daha "organik" bir yasami sunmasi, gostermesi acisindan da cok ogretici. Ama bir yandan da isin pazarlama kismini da dusunmeden edemiyorum. Pazarlama, cunku bir zamanlar kimilerinin belki de "aman, koylu isi" diye oteledigi tarimin, simdi "organik" adi altinda sehir yasamina kadar girmesi kimi zaman ilginc geliyor bana. 

Cesitli imkanlar da dogdu bu ilgiyle birlikte. Ornegin bu ciftlikler size daha baska secenekler de sunuyorlar. Bir ciftlige haftalik diyelim ki 25 dolar oduyorsunuz ve onlar yil boyunca size her hafta mevsim urunlerinden yaklasik 4 kisilik bir ailenin haftalik tuketecegi kadar bir sepet hazirliyor. Ya da "organik yemek" uzere artik insanlar bahcelerindeki cimlerin yanina cesitli sebzeler de ekiyorlar. Hatta bazi organize olmus ve az yerleri bulunan  yerlerde komsular anlasarak kimi domates ekiyor, kimi misir, kimi biber derken sonra da ektiklerini degis tokus ediyorlar,  sonucta herkes ilacsiz meyve, sebze yemis oluyor...

 

Guzel degil mi?

 

 

GEDC0713

 

 

yazdan kalan

Hala yazda yasadigimi farkediyorum zaman zaman; kendimi su ana, simdiye getiremedigim zamanlar oluyor. 

Kendimi gecmiste kalmis karelere bakarken buluyorum ister istemez. Ama mutlu kareler, mutlu anilar bunlar, bakmasi ayri bir guzel!

 

June-July 2011

 

****************


June-July 2011

 

Biliyorum gececek, ve bunda dusen yapraklarin cok etkili olmasini bekliyorum!

9 Eylül 2011 Cuma

Okulda ilk gun!

Ha basladi baslayacak derken, Selim'in okulu sonunda basladi. Selim'in okula baslamasi bizim gunluk yasantimizda da pekcok degisikligin baslamasi demek oldu. Artik program yaparken onun tatil ve okul zamanlarini, okula giris cikis saatleri, onu okula birakma ve alma saatleri vs. gibi pek cok konuda pek esnek degiliz. Ama sikayet yok cunku Selim okulunu ilk gunden cok sevdi: eve gelir gelmez, defterini cikarip "annecigim dear mrs.L nasil yaziliyor?" diye sordu. Ogretmenine mektup yazacakmis hemen. Ben de donem sonunda yazarsin dedim, zira bir yandan yemek yapip bir yandan kendi isime gitmek icin hazirlanmam gerekirken bir de kocaman bir mektubu tek tek "spell" etmek o an icin hic de isime gelmedi dogrusu :)Selim okulunu sevdi, zira bunda Amerikalilarin yaptiklari her isi, bazen sahte bir sekilde de olsa ve sahte oldugunu bilseniz de, bir solen havasinda yapmasinin bir etkisi var saniyorum. Okulun ilk gununde okul suslenmis, kafeteryasinda velilere kahvalti sunulmusti. Ve iste Selim'in sinifinin onunden bir kare:

Ogretmenleri velilere su paketleri hazirlamislardi, hosuma gitti dogrusu... Paketin icinde bir poset yesilcay, mendil ve pamuk vardi :)


Ve ilk gunde heyecanli bekleyisle Selim... Bu duzgun kiyafeti eminim sene icinde t-shirt ve esofman alti sekline donusecek ama simdilik, okula jilet gibi haziriz!

Okulun baslamasiyla ogrendik ki sosyallesmenin bir parcasi olarak neredeyse yasadigimiz sehirdeki her cocuk buradaki futbol- bizdeki namiyla soccer- calismalarina katiliyormus. Isin guzel yani bu calismalarda yasadigimiz yerdeki tum ilkokullardaki cocuklar karisik bir sekilde takimlara ayriliyorlar ve cocuklar kendi okullari disindaki cocuklarla da arkadas oluyor. Selim malum genleri itibariyle ilk gunden futbolu cok sevdi, mavi takima dusmesi ise onu ayri bir sevindirdi :)))