Pages

30 Kasım 2007 Cuma

...

Sabah kalktigimda annemi hic uykusuz bir halde buldum. Haberleri okumus; ucak kazasi haberinden cok etkilenmisti. Nasil etkilenmesin ki? Onlar da buradan donduklerinde Istanbul-Izmir ucagi icin bu havayollarindan almislardi biletlerini. Okudukca ben de daraldim, uzuldum cok. Bugunlerde bir ucak kazasina yakalanma orani ne adar dusuk olursa olsun, malesef olabiliyor boyle olaylar.
Havacilik arastirmasina gore kazalarin %45'i pilotaj hatasindan, %33'u tanimlanamayan sebeplerle, %13'u mekanik arizadan, %7'si hava olaylarindan, %5'i sabotajdan, %4'u baska insani hatadan (kule ekibi hatasi, dil anlasmazligi vs.), %1'i de diger sebeplerden kaynaklaniyormus. Henuz belirlenemedi ama komplo teorilerini bir yana birakirsak bu da pilotaj hatasi gibi gorunuyor.
Neden kaynaklanirsa kaynaklansiz, aci buyuk, aci her aci gibi zamansiz...

nahos konular... (tuvalet egitimi sorunsali)

Selim'in tuvalet egitimi icin kas gelisiminin uygun oldugu 18 ay donemini bekledik. Hos, gerci o doneme de tasinma, bir yerde pek kalici olmama gibi konularla ugrastigimiz icin 20 aylik doneminde yavas yavas tuvalet konusuna egilmege basladik.
Bizim konuya yaklasimimiz oncelikle Selim'in cis ve kaka gibi olaylari ogretmekle oldu.
Su an icin bu devredeyiz.
Su anda Selim kakasini yaptigini yaparken gayet farkinda. Birden sessizlesmesinden anlasiliyor. Ve altinda bezli iken yaptigi zaman bize gelip kaka diyor. Yani yaptim beni temizleyin demek bu. Belli rutini var elbette, bu rutini yakaladigimizda elinde bir oyuncak ya da kitapla tuvalete oturtuyoruz, belli bir sure oturduktan sonra yapiyor. Yaptiktan sonra da genellikle overek yaptiginin guzel birsey oldugunu belli ediyoruz ona. Cis konusunda pek bir gelisme yok henuz ama okudugum ve gozlemlemledigim kadariyla cis kakadan sonra geliyormus.
Malesef yerler hali oldugu, mevsim de pek musait olmadigi icin cocugun altini devanli acma gibi bir luksumuz yok. Sanirim sadece kulot giydirme yontemi cok daha fazla verimli olurdu.
Herneyse bu sorunun detaylariyla bogulmayalim ama ozetle anladim ki tuvalet egitimi bu ana dek bebek/cocuk bakiminda karsilastigimiz en zor asamaymis - bir digeri de onu anne sutunden ayirmak olacak-. Bakalim bu zor surec ne zaman bitecek?

29 Kasım 2007 Perşembe

Bagimlilik...

Zaman zaman kendimi inceledigimde aslinda yeme-icme konusunda kolayca bagimlilik sahibi olabilek -ya da olan mi demeliydim?- yapida bir insan oldugumu anliyorum.
Icecek konusunda uzun degil kisa bir zaman onceye ek suren kahve bagimliligim -bir sure once *$ vanilla latte, daha sonra suradaki findik aromali kahve olmak uzere; simdilerde yerini okula gelir gelmez bir bardak sicak suyun icine salladigim -cay tiryakileri "hih sallama cay mi" diye burun cevirseler de ;)- limonlu siyah cay'a birakti. Bu cay gercekten her ne kadar 'sallama' da olsa icerken taze demlenmis limonlu cay lezzetini sunuyor. Ikinci kez turevini alsam da -i.e. ayni poseti ikinci bardak icin kullansam da- taze limon aromasi hic gecmiyor. Cay severlere duyurulur.
Tad konusunda her ne kadar tutucu olmasam da yesil cayi bir turlu sevemedim. Iyi, hos, cok yararli ama odun gibi birsey. Yalniz bu firmanin yesilcayi da fena degil ama ozellikle alip da icilecek birsey de degil.
-Kendimi pazarlamaci/reklamci gibi hissettim yaziyi yazarken-

26 Kasım 2007 Pazartesi

neden neden?


Uzun zaman once birakmistim Turkiye ve gelismis ulkeler kiyaslamasini. Yalniz bu demek degil ki guzel olan seylerin ulkemizde de olmasini istemiyorum -ah benim devrik cumlelerim! farkettiniz mi ben devrik cumle kurmayi cok seviyorum!-.
Bugun metroda elimde okuyacak birsey olmadigi birgundu ve ben bu gunde annemin buraya geldiginden beri defalarca yineledigi soruyu sormadan edemedim kendime. Once metroya baktim, eski cok eski... Metroda kullanilan trenler de oyle Nuh nebiiden kalma. Ama isliyor, tikir tikir isliyor hergun ve sehrin cogu bu ulasim aracini kullaniyor.
Soyle bir bakinca goruyorsunuz yeraltindaki bu ag sistemi yillar yillar once yapilmis. Kuzey amerika'nin ilk metro sistedim 1897 yilinda kurulmus Boston'da sanirim bu New York'dan da once -New York sistemi 1900lu yillarin basinda kurulmus-. Avrupa'da ise ilk metro sistemi Londra'da -surprise, surprise- 1863'de calismaya baslamis.
Bu konuyla ilgili kucuk arastirmam gosterdi ki bizde de Istanbul'daki Tunel metro sistemi Kuzey Amerika ve Avrupa ile es zamanlarda (1875) yapilmis. Merakim su ki neden devam edilmemis bu metro sistemine? Ilk aklima gelen ihtiyac duyulmamis olabilecegi, ama acikcasi Istanbul gibi bir sehirde -o zamanar icin dahi- boyle bir olasilik az gibi gorunuyor. Sonra neden cunhuriyetin ilk yillarinda Ankara'da baslatilmamasi da ilginc -muhtemelen yeni ve fakir devletin kaynaklari yoktu.
Sonra gelen politikalar, insanlari sadece karayoluna yonlendirme ve trenin komunist isi (!) oldugunu soyleyen politikacilar -cidden bu soylemin yapilmis olmasi cok tuhaf ve trajikomik geliyor insana-, plansiz kentlesme derken Avrupa'nin ilklerinden metro sistemine sahipken ne yazik ki 20.yy'in sonlarinda tekrar zorla dusunur olduk ve kurmaya basladik metrolari -ki bizdeki sistemler Avrupa ve Amerika'daki metro aglariyla kiyaslandiginda cidden saka gibi geliyor insana.
Malesef insan bu yazinin basligina donup neden, neden diye sordugunda pek de ic acici cevaplarla karsilasmiyor. Belki de bu yuzden coktan birakti ben TR ve gelismis ulkeler kiyaslamasini ama hergun metro da gozume gozume sokuyor inatla bu farki ne yazik ki :(((

Selim'e sorduk...

Selim'in dedesiyle arasinda gecen konusma. Yalniz soruya cevap vermekten cok yorganlarla oynamakla mesgul oglusumuz ;)