Yok, hala dogurmadim 39. haftanin icinde olmama karsin...
Iyiyim iyi olmasina da, artik iyice buyumus olan karnimla ve her bir yana donusumde kipirdanan bir bebisle geceleri pek uyudugum soylenemez. Bazen, sabaha karsi soyle bir daliyorum, o kadar...
Simdilik kontrollerim iyi gidiyor. Selim'e hamileligimde pozitif olan GBS, yine pozitif ciktigi icin dogumda antibiyotik alacagim yine, umuyorum bu bebisi olumsuz etkilemez.
Annemler buradalar. Onlarin da gelmesiyle gunluk yuruyus programimi daha siki bir sekilde takip ediyorum. 37. haftada aldigim 4 poundun gecen hafta 2sini, bu hafta da 2sini vererek bu sok kilodan kurtuldum. Birazcik hareket bile farkediyor. Kendimi hem bu sayede, hem de anne ve babamin burada olusunun verdigi moralle daha hafif ve zinde hissediyorum.
Tek yapmam gereken ha bugun ha yarin dogabilecek olan bebis dogmadan elimdeki yetistirmem gereken makaleyi yetistirmek... Umarim becerebilirim...
Bu arada olasi dogum tarihi (due date) 10 Agustos, teorik olarak daha bir onbes gun var yani ;) Korkum bebegin dogumunun gecikmesi...
Hos, ne demisler? "gec olsun, guc olmasin"
hadi bakalim...
28 Temmuz 2009 Salı
19 Temmuz 2009 Pazar
buyuk sorular...
buyuk sorular karsisinda nasil cevap verecegini sasiriyor insan. kucucuk bir adamdan boyle buyuk sorulari duymaya hazir degildim ben. o yuzden cevaplarim saskin, cevaplarim belki de uygunsuz oldu :(.
nasil hazirlanilir ki boyle sorulara???
Selim: annecigim ben olecek miyim?
anne: (yutkunarak ve ne diyecegini bilemeyerek) hepimiz olecegiz birgun (galiba daha korkunc bir cevap oldu),
bu arada da Selim'in "olum" kavramindan ne anladigini dusunmeye calisiyorum, bulamiyorum... gercekten ne anliyor acaba?
anne: ama sen bunu dusunme simdi, hepimizin olmesine daha cok var (diyorum ve ne dedim ben? diye dusunuyorum, yarinimizin garantisi yok ki... ama varolussal diyolaglara 3.5 yasindaki caninizla da giremezsiniz ki...)
Selim: annecigim ben olmek istemiyorum
annenin bogazi dugumlenir, konuyu degistirmek icin birseyler dusunmeye calisirken
Selim: annecigim biz hic olmeyelim, tamam mi?
anne: tamam oglum, biz hic olmeyelim...
nasil hazirlanilir ki boyle sorulara???
Selim: annecigim ben olecek miyim?
anne: (yutkunarak ve ne diyecegini bilemeyerek) hepimiz olecegiz birgun (galiba daha korkunc bir cevap oldu),
bu arada da Selim'in "olum" kavramindan ne anladigini dusunmeye calisiyorum, bulamiyorum... gercekten ne anliyor acaba?
anne: ama sen bunu dusunme simdi, hepimizin olmesine daha cok var (diyorum ve ne dedim ben? diye dusunuyorum, yarinimizin garantisi yok ki... ama varolussal diyolaglara 3.5 yasindaki caninizla da giremezsiniz ki...)
Selim: annecigim ben olmek istemiyorum
annenin bogazi dugumlenir, konuyu degistirmek icin birseyler dusunmeye calisirken
Selim: annecigim biz hic olmeyelim, tamam mi?
anne: tamam oglum, biz hic olmeyelim...
7 Temmuz 2009 Salı
sevgili mim, iyi ki varsin !!!
Oncelikle, gec kalmis ama samimiyetinden hicbirsey yitirmemis olarak: IYI KI DOGDUN AYSECIGIM!!! Nice guzel senelere, nice guzel yaslara...
Aslinda aklimin bir kosesindeydi dogum gunun ama dun kutlayamadigim icin ozur dilerim :( :( :( ...
*** *** *** ***
Bu arada yaz(a)mama grevime yine Ayse'nin mimiyle son veriyorum, itinayla duyurulur ;):
1. Kullandigim koku(lar):
vazgecemedigim parfumum, yagmurlu gunlerimin kokusu -bugunlerde bu nedenle cok kullaniyorum :)- Lancome, Tresor
Bir yaz kokusu olarak begendigim: Burberry, The Beat
zaman zaman, nadir olarak: Givenchy, Organza Indecence ve Cacharel, Noa Fleur
2. Kullandigim krem(ler):
Goz kremi olarak yeni kullanmaya basladigim ve simdilik begendigim: Lancome -Progress goz kremi
Nemlendirici olarak yine yeni kullanmaya basladigim - e malum yas 30 oldu :)- Clinique youth surge, ondan oncesinde ise Estee Lauder- Day wear plus kullaniyordum ama cildime biraz agir geliyordu.
cok gunesli gunlerde ise nemlendiriciler yerine yuksek faktorlu (spf 50-70) gunes kremi kullaniyorum yuzum ve vucudumun acikta kalan kisimlari icin.
3. En son okudugum son iki kitap- zira ondan oncesini hatirlayamadim:
*Managing For The Long Run: Lessons In Competitive Advantage From Great Family Businesses
*Reading Lolita in Tehran
4. Son aldigim 3 urun:
Kendime pek birsey almadim galiba bu aralar. Bu soruyla bunu farkettim.
En son gectigimiz pazar gunu icine sigabilecegim bir t-shirt aldim, mavi renkte.
Oncesi yok, ya Selim'e ya da bebege, kendime birsey yok bu aralar...
5. Seyrettigim 3 dizi:
ehem kohem... yemek yerken Asi'yi izliyorduk, bitti... Lost var izledigimiz, bir de artik konulari baysa da Grey's anatomy...
simdi ise arada Bir Istanbul Masali diye eski bir diziyi izlemeye basladim.
Simdi kendime ne alsam diye bakacagim, bu ebe-sobe ise yaradi :)))
*** *** *** ***
Bu sabahki bulutlu ve yagmurlu havanin olusturdugu depresyonik hislerimi Selimcanim gelim "kaymakim benimmm" diye beni severek dagitti.
Bu aralar Selim tv'de kendi kanallarini kesfetti, e rakamlari da bilince bir 2 bir 44 arasinda mekik dokuyor, zap'leme isine erken basladi bizimki ;)
Bu da dunku pozu:
Aslinda aklimin bir kosesindeydi dogum gunun ama dun kutlayamadigim icin ozur dilerim :( :( :( ...
*** *** *** ***
Bu arada yaz(a)mama grevime yine Ayse'nin mimiyle son veriyorum, itinayla duyurulur ;):
1. Kullandigim koku(lar):
vazgecemedigim parfumum, yagmurlu gunlerimin kokusu -bugunlerde bu nedenle cok kullaniyorum :)- Lancome, Tresor
Bir yaz kokusu olarak begendigim: Burberry, The Beat
zaman zaman, nadir olarak: Givenchy, Organza Indecence ve Cacharel, Noa Fleur
2. Kullandigim krem(ler):
Goz kremi olarak yeni kullanmaya basladigim ve simdilik begendigim: Lancome -Progress goz kremi
Nemlendirici olarak yine yeni kullanmaya basladigim - e malum yas 30 oldu :)- Clinique youth surge, ondan oncesinde ise Estee Lauder- Day wear plus kullaniyordum ama cildime biraz agir geliyordu.
cok gunesli gunlerde ise nemlendiriciler yerine yuksek faktorlu (spf 50-70) gunes kremi kullaniyorum yuzum ve vucudumun acikta kalan kisimlari icin.
3. En son okudugum son iki kitap- zira ondan oncesini hatirlayamadim:
*Managing For The Long Run: Lessons In Competitive Advantage From Great Family Businesses
*Reading Lolita in Tehran
4. Son aldigim 3 urun:
Kendime pek birsey almadim galiba bu aralar. Bu soruyla bunu farkettim.
En son gectigimiz pazar gunu icine sigabilecegim bir t-shirt aldim, mavi renkte.
Oncesi yok, ya Selim'e ya da bebege, kendime birsey yok bu aralar...
5. Seyrettigim 3 dizi:
ehem kohem... yemek yerken Asi'yi izliyorduk, bitti... Lost var izledigimiz, bir de artik konulari baysa da Grey's anatomy...
simdi ise arada Bir Istanbul Masali diye eski bir diziyi izlemeye basladim.
Simdi kendime ne alsam diye bakacagim, bu ebe-sobe ise yaradi :)))
*** *** *** ***
Bu sabahki bulutlu ve yagmurlu havanin olusturdugu depresyonik hislerimi Selimcanim gelim "kaymakim benimmm" diye beni severek dagitti.
Bu aralar Selim tv'de kendi kanallarini kesfetti, e rakamlari da bilince bir 2 bir 44 arasinda mekik dokuyor, zap'leme isine erken basladi bizimki ;)
Bu da dunku pozu:
23 Haziran 2009 Salı
back to depression diaries???

neredeyse bir haftadir kapali olan havadan mi, yapilacak islerin coklugundan mi -moralim simdilik daha da bozulmasin diye ne gibi isler oldugunun detayina bile giremiyorum- yaklasan dogum stresinden mi, ve daha bulunabilecek pekcok sebepten mi kendimi devamli bir sikinti-depresyon halinde hissediyorum :(((. boyle arada sirada yazmamin nedeni de bu sanirim.
bu arada sevgili aysecigim ve curlycigim emaillerinize de cevap veremememin sebebi de bu sanirim, icimden oturup birkac satir yazmak gelemiyor, belirsizlikler hala bitmedi cunku... ozur dilerim :(
bu yari (belki de tam) depresyonik hallerimi Sebo'nun gelmesi, getirdigi guzel cikolatalar ve bir makalemi gonderdigim dergiden olumlu gelismeler iceren bir cevap almam bile henuz degistiremedi. durum simdilik vahim yani.
belki birazcik gunes gosterse yuzunu?
hani belki diyorum???
18 Haziran 2009 Perşembe
bu birkac gun
uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba!
hayatimizdaki gelismelerden -hala belirsizlikten kurtulmus saymadigimiz icin kendimizi- bahsetmeyi bir kenera birakip bugunlere donuyorum :)
Son birkac gundur Selim'le yanliz fakat hizli gunler yasadigimizi soyleyebilirim. Sebo'nun akademik amacli Portekiz ziyaretiyle bizler 2+(1) kisi olarak evimizdeyiz. Selim'le hep birarada oldugum su gunlerde genelde onun isteklerini yaparak geciriyorum.
Ornegin dun bize cok da uzak olmayan ancak bugune dek gitmedigimiz hayvanat bahcesine gittik birlikte. Hayvanat bahceleri oldum olasi kulagima hos gelmediyse de, Selim'le verimli bir gun gecirmek acisindan iyi olacagini dusundum. Ancak bekledigimin aksine Selim tum gunu hayvanlarla ilgilenmek yerine, ziyaretci cocuklarla sosyallesmeye calisarak gecirdi. Acaba kresini ozluyor mu diye dusunmeden edemedim bu durumda. Zira Selim cocuklarina takildigi icin ben de zorunlu olarak onu takip ettim ki bu hayvanlari gorme hedefimizin gerisinde kaldi. Eh bir de 8 aylik halimle kosusturan cocuklari yakin takip meselesi vardi ki, nefes nefese kaldigim an cok oldu.
Bu arada sunu farkettim ki cocuklari mutlu etmek icin her dediklerini yapmaya calismak en sonunda iki taraf icin mutsuzlukla sonuclaniyor. Ben disiplinli anne imajiyla sanirim daha mutluyum, sonucta Selim de oyle.
Bugun yapacak birseyimiz yok, evde her ikimiz icin biraz "me time" yaratmak Selim'e de bana da iyi gelecek ;)
hayatimizdaki gelismelerden -hala belirsizlikten kurtulmus saymadigimiz icin kendimizi- bahsetmeyi bir kenera birakip bugunlere donuyorum :)
Son birkac gundur Selim'le yanliz fakat hizli gunler yasadigimizi soyleyebilirim. Sebo'nun akademik amacli Portekiz ziyaretiyle bizler 2+(1) kisi olarak evimizdeyiz. Selim'le hep birarada oldugum su gunlerde genelde onun isteklerini yaparak geciriyorum.
Ornegin dun bize cok da uzak olmayan ancak bugune dek gitmedigimiz hayvanat bahcesine gittik birlikte. Hayvanat bahceleri oldum olasi kulagima hos gelmediyse de, Selim'le verimli bir gun gecirmek acisindan iyi olacagini dusundum. Ancak bekledigimin aksine Selim tum gunu hayvanlarla ilgilenmek yerine, ziyaretci cocuklarla sosyallesmeye calisarak gecirdi. Acaba kresini ozluyor mu diye dusunmeden edemedim bu durumda. Zira Selim cocuklarina takildigi icin ben de zorunlu olarak onu takip ettim ki bu hayvanlari gorme hedefimizin gerisinde kaldi. Eh bir de 8 aylik halimle kosusturan cocuklari yakin takip meselesi vardi ki, nefes nefese kaldigim an cok oldu.
Bu arada sunu farkettim ki cocuklari mutlu etmek icin her dediklerini yapmaya calismak en sonunda iki taraf icin mutsuzlukla sonuclaniyor. Ben disiplinli anne imajiyla sanirim daha mutluyum, sonucta Selim de oyle.
Bugun yapacak birseyimiz yok, evde her ikimiz icin biraz "me time" yaratmak Selim'e de bana da iyi gelecek ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)