Pages

21 Mayıs 2010 Cuma

bunu bitirmemisim ama yine de post edeyim, kalmasin kiyida kosede :)

cok tembelim cok...
aslinda o kadar cok sey olup gidiyor ki hayatimizda; bana sadece yazmasi kaliyor onu da yapamiyorum malesef su siralar...
Selim ve Kerem buyuyorlar... Buyuduklerine dair pekcok sey oluyor, ben oturup yazamiyorum... Ornegin son yazisimdan bu yana Kerem'in alttan da iki disi cikiyor, kendisi pek hareketli kasla goz arasinda hemen merdivene kosuyor, once bir arkasina bakiyor, gelen varsa sayet panikle hemen merdivenlere tirmanmaya calisiyor, ve sonuna kadar cikiyor da, elbette arkasinda bizlerden biriyle. onu da yapmak lazim elbette.
Selim isinan havalarla birlikte iyice sokak cocugu oldu, firsatini bulur bulmaz o da arka bahceye, bizim deyimimizle sokaga, atiyor kendisini. Malesef yanliz basina sokakta olmasini istemedigimiz icin bizlerden biri de isini gucunu birakip Selim'in arkasindan sokaga cikmak zorunda kaliyoruz. Ister istemez -ki benim acimdan "istememek" oluyor cogunlukla- diger cocuklarin aileleriyle sosyallesmek zorunda kaliyoruz.
Ah bir oturup da yazabilsem, daha cok seyler anlatacagim abi-kardes hakkinda ama yok simdilik...
Yine tasinma durumlari yasayacagiz haziran ortasinda, ama bu sefer guzel bir sey icin insallah, bizdeki degisiklik ev almamiz... gitmeli mi kalmali mi derken buralarda kalici olacak gibiyiz, hayirlisi bakalim...

7 Nisan 2010 Çarşamba

nihayet bir yazi

ne kadar da cok olmus, tam tamina bir ay, yazmayali...
boyle oldu bu aralar, cok ara verdim. zorunlu olmadigim birsey olmasina ragmen blog yazmak yazamayinca insan sucluluk duygusuna kapiliyor. garip bir durum.
bu arada ne oldu diye soracak olursaniz, hayat ayni olaganligiyla akip gidiyor bizim icin. olagan ama duragan degil, hele iki cocukla hic duragan degil :)
ben ve sebo islerimize, selim canimiz da okuluna devam ederken, keremcanimiz da her gun yapabildigi seylere bir yenisini ekliyor.
emekliyor diye yazmisim en son, bu bir ay icinden kendi kendine ayaga kalkiyor biryerlere tirmaniyor, dikkkatlice tutundugu yerlerden iniyor, ve hatta hafif hafif siraliyor da. yakin zamanda yuruyebilir bu gidisle diye dusunuyoruz cunku cok ama cok cesaretli bu konuda. hatta cesareti gozukaralik boyutlarinda oldugu icin etrafindaki herkesi cok yoruyor, bir dakika bakmadiginizda dusme olasiligi cok yuksek cunku.
kerem'i babaannesiyle birakip okula gittigim gunlerin eve donuslerinde  babaanneyi evde hasati cikmis, oylesine cok yorulmus bir halde buluyorum. tam bir kucuk canavar anlayacaginiz.
simdi de on ust iki disi hafiften cikmaya basladi, on ust sol disi iki milimetre kadar gorundu, digeri bir milimetre kadar var, bir de olagan hareketliliginin ustune dis konusu eklenince bazen mizmizligimizin boyutlari cok yuksek oluyor. o durumlarda kucaktan kucaga geziyor kerem. herkes kendisiyle ilgilensin gibi bir tutumu var :) oyle de bulasiyor herkese, yani onun yaninda olup da onunla ilgilenmemek mumkun degil. boyle de bir bebek oldu kerem.
uyku durumumuz cok feciii yanliz... hemen hemen hic uyuma yanlisi degil, cok zor uyutuyoruz ama cok cabuk kalkiyor, geceleri de surekli emme halinde. bu konuyu bir duzene koyabilmis degiliz. bu nedenle ben de hala yeni dogum yapmis gibi neredeyse her gece saatte bir uyanir durumdayim, bu sekilde gunduzleri nasip verimli olunursa o sekilde verimli olmaya calisiyorum.
bu arada kati gidalara de gectik, meyveli tadlarla aramiz cok iyi degil ancak sebzeleri daha cok seviyor.
***

not: bu yaziya uc gun once baslamistim amacim Selim'den ve kendimden de yazmakti ancak henuz vakit bulamadigim icin en son sakladigim haliyle yaziyorum...

2 Mart 2010 Salı

Bir not daha...

Bugun Kerem komando seklinde suruklenme modundan tamamen cikip tamamen emeklemeye basladi. Birkac haftadir calistigi emekleme egzersizlerinin bugun meyvesini yemege basladi :))).

23 Şubat 2010 Salı

abi-kardes

bir de unutmadan ekleyeyim cumartesi gunu (19 subat 2010), Selim ve Kerem birlikte ilk banyolarini yaptilar. Ikisi de cok tatliydi. Kerem saskin bir sekilde ne oldugunu anlamaya calisirken Selim bey kardesiyle banyo yapmanin zevkine vararak su sicratma oyununa baslamisti bile...
Cok olmadi, Kerem de  katildi su sapirdatma/sicratma oyununa. Ilk defa Kerem'i de oturtarak banyo yaptirdik.
Sonucta ikisi de cok eglendi, Selim belki daha bir cok :)))

Resimler gelecek elbette bir gun...

Not: bu iki post ders arasi molanin urunu olup, bu molalari ogrenci odevi vs okuyarak gecirmesi gereken nacizane ben cocuklarimi dusunmekteyim.... Hala mommy mode'dayim yani ;)

Geeeel, geeel, geeel, gel!

Bazi seyler var oyle anlik oluyor ki videoya alayim deyip de yakalayamiyor insan.
Ornegin Kerem'in dun minicik elleriyle "gel,gel" yapmasi gibi.
Simdi ben yazarken anliyorum da okurken anlasildi mi acaba, bizim minik Kerem kendi kendine eliyle gel gel yapmayi ogrendi. Dun sessiz sedasiz babasi oynayip biraktiktan sonra oyuna devam etmek istedigini belirtircesine eliyle "gel" isareti yapip cagirdi babasini. Ornegin yatagindan almamizi istediginde de ayni sekilde eliyle cagirdigini goruyorum. Ya da babaannesinin kucagindayken beni gorup bana gelmek istediginde. Yakalayabilsem keske kameraya bu gel yapisini.

Daha once yazdigim komando tarzi emeklemeyi -scooting diyorlar burada galiba- de iyice gelistirmis durumda bu aralar. Komando tarzi surunerek hem butun evi geziyor hem de yerleri temizliyor kucuk bedeniyle. Eee ne de olsa calisan anne'ye yardimci olmak gerekir oyle degil mi :)
Bir de emekleme pozisyonu alip one arakaya bir sallanisi var ki cok alem, bu da videoya alinmasi gerekenler listesinde :)

6 ayimiz doldu ve kati gida konusunda henuz cok adim atamadik. Bu konuyu sanirim ben de hafiften alip ustune egilmedigim icin kati gidalara simdilik pek sicak bakmiyor sanki. Yalniz dun bebek cerealiyle karisik biraz bebek mamasi fasulyelerinden yedirebildim biraz. Bugun de aksama deneyeyim diyorum bakalim yiyecek mi? Yavas yavas baslamazsak sonra reddetmesinden korkuyorum cunku. Selim'de cok daha istikrarli bir sekilde baslamistik bu yemek olayina diye hatirliyorum sanki.