Pages

12 Eylül 2009 Cumartesi

Emzik...

Galiba Kerem'i emzige alistirdim...
Her ihtiyaci giderildikten sonra, anakucaginin sakinlestirici dalga sesleriyle bile hala bir turlu uyuyamayinca bir kenarda tuttugum emzigini verdim, ve simdi agzindaki emzigi cork cork emerek misil misil uyuyor. Agzinda emzikle uyumasini istemiyorum, uykuya tamamen daldiginda cikaracagim emzigi agzindan.
Emzik bir kenarda dedim ama son bir haftadir kisa cozum icin, ornegin emzirmeye oturuncaya kadar, ya da kucagimiza alincaya kadar vs., emzige basvurmaya baslamistik aslinda. Once reddetmisti o da Selim gibi ama sonra sessizce kabullendi yavrucak emzigi.
Aslinda Selim'den yasadiklarimla emzige alistirmak istiyordum Kerem'i. Cunku Selim kisa bir sureligine parmagini emdikten sonra -sonra kendi kendine birakti parmagini emmeyi- beni "emzik" olarak kullanmisti. Beni emzik olarak kullanmasi gece benim onu sik sik emzirmem ve sonunda uykusuzluk anlamina geliyordu. O yuzden emzige alistirmayi istemistim.
Sanirim Kerem cok da ugrasmadan emzige alisti alismasina da icim rahat degil... Nedeni de emzige -ozellikle TR'de boyle birsey var sanki- olan onyargi. Burada gordugum baya kullaniyorlar tam karsiligi sakinlestirici (pacifier)olan emzigi. Sanirim nedenlerinden biri sonrasinda biraktirmanin zorlugu, ancak bu konuda erken davranmayi dusunuyorum, yani 8-10 aylikken biraktirmayi.
Emzik konusunu acikcasi cok arastirmadim ve hislerim ve deneyimlerimle davraniyorum simdilik bu konuda.
bir fikri olan?

NOT: ABD'de yasaynlar icin ureticiler tarafindan cesitli tehlikeler olusturduklari icin marketten geri cekilen urunlerin bulundugu bir liste buldum: BURADA!

11 Eylül 2009 Cuma

Akip giden hayat...

ha yazacagim, yazmaliyim diyerek kendimi oyalarken bir de baktim ki nartanemiz Kerem beyimiz 4. haftasini bitirmis bile...
bir onceki yazima bakinca ve bu durumla karsilastirinca gulumseyiverdim bu ironi karsisinda.
tabii yazamadigim bu zaman diliminde yazilacak diyerek klavyeye degil de aklimin bir kosesine de koydugum pekcok seyi de unuttum bile; malesef birseyleri belirsiz bir "sonra"ya birakmanin en aci yani da bu.
mazeretlerim vardi ama, hem de cok gecerli mazeretler...
*** *** ***
eski rutinimize donduk sayilir, rutinimizde tek farklilik Kerem'in hayatimiza girmis olmasi.
Kerem'le ilgili detaylari yazmak istesem de -ornegin Selim'de yazdigim gibi bir dogum hikayesi- simdilik herseyi zihnimde tekrar yasama fikri beni yoruyor, bu dogumumun da nasil gectigine dair bir fikir vermistir sanirim :). Ama nacizane fikrim su ki, is "normal dogum" a gelince kolay dogum diye birsey yok, bilmem anlatabildim mi :))).
buralarda dogum yapacak ve "midwife" secenegi olan okuyucular icin bir not, midwife konusunda eger normal seyrinde giden bir hamileliginiz varsa midwife secmenizi oneririm, gunun sonunda doktordan daha cok sizinle birlikte oluyorlar ve cok daha yardimcilar. benim dogumum oyle gelisti ki dogumumda doktorum degil midwife vardi ve keske basindan beri boyle gitseydim dedim.
ne diyordum? Kolay dogum yok... Bu dogum sonunda, 9 agustos 2009'da , pazar gunu ogleden sonra 15:19'da Ahmet Kerem Bey 4kg'lik buyukce bir bebek olarak aramiza tesrif ettiler.
Ozetle, Kerem simdilik Selim'in bebekligine benzedigini dusundugumuz, su anda herseyi cok sukur normal seyreden bizce elbette tatli bir bebis. Simdiye dek dogumunun ertesi gunu sunneti yapildi, yaklasik bes gun icinde tamamen iyilesti; gobegi de bundan iki hafta kadar once dustu ve su anda tamamen iyilesmis durumda. Dun bir aylik kontrolu vardi nartanemizin, bu kontrolde not almaya deger ikinci Hepatit B asisi vuruldu.
*** *** ***
Selim, Sebo ve benim gunlerimiz de ailemize katilan bu minik bebisle degismeye basladi.
Selim'deki degisiklikler bir baska yazinin konusu olsun. O simdi 31 agustos'ta tekrar basladigi kresine gidip geliyor, ortamina tekrar alismaya calisiyor. Malesef alismasi gereken pekcok sey var.
Bu arada Kerem'in dogumundan bir hafta sonra Selim'in halasi, kuzeni ve enistesi geldiler hem bizi gormeye hem de burada isleriyle ilgili birkac hafta calismaya. Selim ozellikle kendisinden bir bucuk yas buyuk olan kuzeni T. ile birlikte olmaktan cok mutlu oldu. Birlikte oynadilar bolca, iste kuzenlerin fotosuyla yazimi bitiriyorum :)

8 Ağustos 2009 Cumartesi

bir onceki...

bir onceki yazima ilave olarak bir t.w1.tter hesabi aldigimi ve linkini de sagda "bizden kisa kisa" basligi altinda verdigimi belirtmek isterim ;)
yine, bir onceki yazima ilaveten doktorumuzun tahminlerinin cikMAdigini da belirteyim...

6 Ağustos 2009 Perşembe

Bugunku doktor kontrolum iyi gecti... Doktordan ayrilirken doktorun "haftaya burada olmazsin" dileklerine gonulden katildim.
Simdilik 3 cm acilma varmis, ancak henuz sancilardan bir haber yok. Rahim kontrolunden sonra "belki yarin olur" dedi doktorumuz... Hayirlisi bakalim... Bizimki de heyecanli bir bekleyis...
Bizi izlemeye devam edin ;) - Bunun icin bir twitter hesabi mi alsam ne?- :)))
***
Bir de unutmadan: Cok tesekkurler sevgili Ayse, fotoyu cok begendim, izninle burada da paylasmak istiyorum!

4 Ağustos 2009 Salı

40. hafta ve hala bekliyoruz...

Gunlerimiz Selim kardes'i, nam-i diger Kerem bey'i beklemekle geciyor...
Bu hafta 40. hafta icindeyiz, verilen dogum tarihine yani 10 Agustos'a bir haftadan az kaldi. Selim bey tam 39. haftada olmustu; 12 Ocak verilen tarihti dogumu icin ancak kendisi bir hafta once yani 5 Ocak'ta gelmeyi secmisti.
Kerem bey ise anne karnini cok sevmis olacak ki hala benimle birlikte, ve gorunuse bakilirsa cikmaya da niyeti cok yok gibi.
Belki hazirlik yapmadigimiz icin gelmiyordur diyerek bu sabah yatagini, anakucagini vs hazir ettik :).
Hos, sancilari ve dogumu dusundukce pek acele etmiyorum ama artik hamileligin bu doneminde pek bir sabirsiz oluyor insan. Yine de aman saglikla olsun da gec de olsa olur diye ekliyoruz tabii ki ;)
Kerem bebek icin fazla hazirlik yapmayacagimizi dusunmustuk, malum kiyafetler abininkileri giyer vs diye... ancak, yine de farkinda olmadan birseyler almisiz. Bir de Selim kis bebegiydi -her ne kadar pek kisa benzemeyen bir yerde olduysa da- bu nedenle kiyafetlerin turu pek tutmuyor. Bu durum ve ozellikle ilk 6 ay cok kiyafet degistirildigi gozonunde bulundurulursa bol kiyafetin olmasi cok da kotu birsey degil sanirim.
Annemlerin donus tarihi 22 Agustos :). Bebis gelse de anne ve babam bir sure Keremle de vakit gecirebilseler...
Bunun disinda ben iyi sayilirim. Dun annemi buranin hem alisveris mekanlari hem de diarida oturma imkani bulunan lokanta ve kafeleriyle hosca vakit gecirilebilecek bir mekani olan Newbury caddesine goturdum. Karnim burnumda dolastim ben de :).
Ayseyle oturdugumuz yerde oturduk, birseyler atistirdik annemle; bu nedenle sevgili Ayse'nin de kulaklari cinlamistir dun belki de ;)
Selim, anneanne ve dedesiyle guzel vakit geciriyor... Hos, onlari kendine akran etti coktan. Sanirim anne ve babanin farki bu: bizler disiplin derdindeyken, anneanne ve dedesiyle oyun konusunda iyi anlasiyor :)
Bu arada Selim'e kardesinden gelecek hediye de hazir edildi, tam bir "abi" oyuncagi, bakalim begenecek mi?
Selim'in bolca fotosunu cektigimiz halde tembelligim sebebiyle fotosuz yazilar yaziyorum. Benim de hosuma gitmiyor bu durum ama tembellik iste ;)
Hastahane cantam da, icindeki cukulatalara kadar hazir durumda :). Hastahaneye gelen cukulatayi alir ona gore ;)
Simdilik, tek eksigimiz Kerem bey... hadi bakalim...